<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Edebiyat Evreni-Seçme Yazılar</title>
        <description></description>
        <link>http://zozbay.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Fri, 06 Nov 2009 03:40:10 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>DEPREM ANINDA NEREDE DURMALI !</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/deprem-aninda-nerede-durmali_50364281.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/deprem-aninda-nerede-durmali_50364281.html</guid> 
            <description>&lt;strong&gt;Depremde nerede durmalı&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Adım Doug Copp. &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&amp;nbsp;&lt;strong&gt;D&amp;uuml;nyanın en tecr&amp;uuml;beli kurtarma birimi Amerikan Uluslar arası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları m&amp;uuml;d&amp;uuml;r&amp;uuml;y&amp;uuml;m. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;p&gt;&lt;b&gt;875 yıkılmış binaya s&amp;uuml;r&amp;uuml;nerek girdim, 60 &amp;uuml;lkeden kurtarma ekipleriyle &amp;ccedil;alıştım, bir&amp;ccedil;ok &amp;uuml;lkede kurtarma ekipleri oluşturdum, ve &amp;ccedil;ok sayıda &amp;uuml;lkede bir&amp;ccedil;ok kurtarma ekibinin &amp;uuml;yesiyim. 2 Yıl boyunca birleşmiş milletler felaket 'azaltma' uzmanıydım. 1985'ten beri aynı anda ger&amp;ccedil;ekleşenler hari&amp;ccedil; d&amp;uuml;nyadaki b&amp;uuml;t&amp;uuml;n b&amp;uuml;y&amp;uuml;k felaketlerde &amp;ccedil;alıştım.</description>
            <pubDate>Wed, 02 Sep 2009 17:30:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>MÜSLÜMAN SAATİ-Ahmet HAŞİM</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/musluman-saati-ahmet-hasim_49611521.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/musluman-saati-ahmet-hasim_49611521.html</guid> 
            <description>M&amp;uuml;sl&amp;uuml;man saati &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'u yenileştiren ve yerlisini şaşırtan istil&amp;acirc;ların en gizlisi ve en tesirlisi yabancı saatlerin hayatımıza girişi oldu. &quot;Saat&quot;den kasdımız, zamanı &amp;ouml;l&amp;ccedil;en &amp;acirc;let değil, fakat bizzat zamandır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden kendimize g&amp;ouml;re yaşayışımız, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;n&amp;uuml;ş&amp;uuml;m&amp;uuml;z, giyinişimiz ve kendimize g&amp;ouml;re dinden, ırktan ve an'aneden hayat alan bir zevkimiz olduğu gibi, bu hayat &amp;uuml;sl&amp;ucirc;buna g&amp;ouml;re de &quot;saat&quot;lerimiz ve &quot;g&amp;uuml;n&quot; lerimiz vardı. M&amp;uuml;sl&amp;uuml;man g&amp;uuml;n&amp;uuml;n&amp;uuml;n başlangıcını şafağın parıltıları ve sonunu akşamın ışıkları tayin ederdi. Madenden sağlam kapaklar altında saklı tutulan eski masum saatlerin yelkovanları yorgun b&amp;ouml;cek ayakları tarzında, g&amp;uuml;neşin &lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://sema.software.informer.com/&quot;&gt;sema&lt;/a&gt; &amp;uuml;zerindeki hareketiyle az &amp;ccedil;ok ilgili bir hesaba uyarak, minenin rakamları &amp;uuml;zerinde y&amp;uuml;r&amp;uuml;rler ve sahiplerini, zamandan aşağı-yukarı bir doğrulukla haberdar ederlerdi. Zaman sonsuz bah&amp;ccedil;e ve saatler, orada a&amp;ccedil;an, k&amp;acirc;h sağa, k&amp;acirc;h sola meyleden, g&amp;uuml;neşten reng&amp;acirc;renk &amp;ccedil;i&amp;ccedil;eklerdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı saati alışkanlığından evvel bu iklimde, iki ucu gecelerin karanlığıyle simsiyah olan ve sırtı, &amp;ccedil;eşitli vakitlerin kırmızı, sarı ve l&amp;acirc;civert ateşleriyle yol yol boyalı, b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir canavar halinde, bir gece yarısından diğer bir gece yarısına kadar uzanan yirmid&amp;ouml;rt saatlik &quot;g&amp;uuml;n&quot; tanınmazdı. Işıkta başlayıp ışıkta biten, oniki saatlik, kısa, hafif, yaşanması kolay bir g&amp;uuml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;z vardı. M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manın mes'ut olduğu g&amp;uuml;nler, işte bu g&amp;uuml;nlerdi; şerefli g&amp;uuml;nlerin vak'alarını bu saatlerle &amp;ouml;l&amp;ccedil;t&amp;uuml;ler. Ger&amp;ccedil;i, astronomi he.. ( &lt;a href=&quot;http://zozbay.blogcu.com/musluman-saati-ahmet-hasim_49611521.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 21 Aug 2009 19:31:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>EZANSIZ SEMTLER-Yahya KEMAL</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/ezansiz-semtler-yahya-kemal_49611501.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/ezansiz-semtler-yahya-kemal_49611501.html</guid> 
            <description>&lt;p align=&quot;center&quot;&gt;&lt;strong&gt;EZANSIZ SEMTLER&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kendi kendime diyorum ki: Şişli, Kadık&amp;ouml;y, Moda gibi semtlerde doğan, b&amp;uuml;y&amp;uuml;yen, oynayan T&amp;uuml;rk &amp;ccedil;ocukları milliyetlerinden tam bir derecede nasip alabiliyorlar mı? O semtlerdeki minareler g&amp;ouml;r&amp;uuml;lmez, ezanlar işitilmez, Ramazan ve Kandil g&amp;uuml;nleri hissedilmez. &amp;Ccedil;ocuklar M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manlığın &amp;ccedil;ocukluk r&amp;uuml;yasını nasıl g&amp;ouml;r&amp;uuml;rler. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte bu r&amp;uuml;ya, &amp;ccedil;ocukluk dediğimiz bu M&amp;uuml;sl&amp;uuml;man r&amp;uuml;yasıdır ki bizi hen&amp;uuml;z bir millet halinde tutuyor. Bug&amp;uuml;nk&amp;uuml; T&amp;uuml;rk babaları havası ve toprağı M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manlık r&amp;uuml;yası ile dolu semtlerde doğdular, doğarken kulaklarına ezan okundu, evlerinin odalarında namaza durmuş ihtiyar nineler g&amp;ouml;rd&amp;uuml;ler, m&amp;uuml;barek g&amp;uuml;nlerin akşamları bir minderin k&amp;ouml;şesinden okunan Kur-an'ın sesini işittiler; bir raf &amp;uuml;zerinde duran Kitabullah'ı indirdiler, k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;c&amp;uuml;k elleriyle a&amp;ccedil;tılar, g&amp;uuml;lyağı gibi bir ruh olan sarı sahifelerini kokladılar. İlk ders olarak besmeleyi &amp;ouml;ğrendiler; kandil g&amp;uuml;nlerinin kandilleri yanarken, Ramazanların, bayramların topları atılırken sevindiler. Bayram namazlarına babalarının yanında gittiler, camiler i&amp;ccedil;inde şafak s&amp;ouml;kerken Tekbirleri dinlediler, dinin b&amp;ouml;yle bir merhalesinden ge&amp;ccedil;tiler, hayata girdiler. T&amp;uuml;rk oldular.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bug&amp;uuml;n&amp;uuml;n &amp;ccedil;ocukları b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir ekseriyetler yine M&amp;uuml;sl&amp;uuml;man semtlerde doğuyorlar, b&amp;uuml;y&amp;uuml;yorlar, eskisi kadar derin bir tahass&amp;uuml;s ile değilse bile yine M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manlığı hissediyorlar. Fakat fazla medenileşen &amp;uuml;st tabakanın &amp;ccedil;ocukları ezansız semtlerde, yani ala.. ( &lt;a href=&quot;http://zozbay.blogcu.com/ezansiz-semtler-yahya-kemal_49611501.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 21 Aug 2009 19:28:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>TUZLU KAHVE</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/tuzlu-kahve_14732591.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/tuzlu-kahve_14732591.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Tuzlu Kahve&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;BR&gt;Kıza bir partide rastlamıştı.. Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız&amp;nbsp; parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı, ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı..Ben artık gideyim demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.. Bana biraz tuz getirir misiniz dedi.Kahveme koymak için.. Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı..Kahveye tuz!.. Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kız, merakla ;Garip bir ağız tadınız var dedi.. Delikanlı anlattı: Çocukken deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki. Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının.. Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri.. Ev duyusu olan biri.. Kız da konuşmaya başladı.. Onun da evi uzaklardaydı.. Çocukluğu gibi.. O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu.. &lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Tue, 29 Apr 2008 15:55:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>AYNALAR DÜKKANI</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/aynalar-dukkani_14732381.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/aynalar-dukkani_14732381.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;AYNA &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Adamın biri, ilk defa gittiği şehrin tarihi çarşısına uğradığında, bir dükkana girerek;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;- Hatıra eşya almak istiyorum, demiş.Ne tavsiye edersiniz?&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Dükkan sahibi yaşlı zat, adamı tepeden tırnağa süzüp:&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&amp;nbsp;- Buranın en meşhur malı, aynalar.. ( &lt;a href=&quot;http://zozbay.blogcu.com/aynalar-dukkani_14732381.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 29 Apr 2008 15:51:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>HEDİYE</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/hediye_12912361.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/hediye_12912361.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Adam, 3 yaşındaki kızını, pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı, bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bayram sabahı küçük kız paketi getirip &quot;Bu senin babacığım&quot; dediğinde üzüldü, acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına...Bir gece önce yaptığından utandı...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun içi boştu. Kızına gene bağırdı:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; - Birisine bir hediye veridğinde içinde bir şey olması lazım, bunu da mı bilmiyorsun?!&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı:&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;- O kutu boş değil ki baba, dedi. &quot;İçini öpücüklerimle doldurmuştum&quot;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Mon, 07 Apr 2008 17:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KOCALARA NASİHATLER</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/kocalara-nasihatler_12911081.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/kocalara-nasihatler_12911081.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;U&gt;KOCALARA NASİHATLER&lt;/U&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;1- Eşinize hakaret etmeyiniz. Gördüğünüz kusurları tatlı sözle söyleyiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;2- Ev işlerine karışmayınız. Ev, hanımların dünyasıdır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;3- Evinize asık suratla girmeyiniz. Yoksa ne ekerseniz, onu biçersiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;4- Hanımınıza ilk gösterdiğiniz sevgi ve ilgiyi devam ettiriniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;5- Arada bir de olsa, eşinize hediye getiriniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;6- İnatçı olmayınız. İsteklerinizi zorla yaptırmaya kalkmayınız.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;7- Nasıl olsa evlendim diye giyinişinizi ihmal etmeyiniz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;8- Karınıza ve çocuklarınıza karşı i.. ( &lt;a href=&quot;http://zozbay.blogcu.com/kocalara-nasihatler_12911081.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 07 Apr 2008 17:12:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DOST VE ARKADAŞ</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/dost-ve-arkadas_12645981.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/dost-ve-arkadas_12645981.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;DOST VE ARKADAŞ&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;

.ExternalClass .EC_hmmessage P
{padding:0px;}
.ExternalClass EC_body.hmmessage
{font-size:10pt;font-family:Tahoma;}

Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır&lt;/STRONG&gt; &lt;BR&gt;&lt;/P&gt;

&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;·&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;I&gt;Dost geldiğinde buzdolabını açıp istediğini alır&lt;/I&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;I&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;&lt;/I&gt;&lt;/STRONG&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;·&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Arkadaş senin ağladığını görmez&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;·&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;I&gt;Dostunun omuzu ise senin göz yaşlarınla ıslanır&lt;/I&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Fri, 04 Apr 2008 16:53:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Peygamberimizden (S.A.V) Örnek Olaylar</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/peygamberimizden-s-a-v-ornek-olaylar_12632741.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/peygamberimizden-s-a-v-ornek-olaylar_12632741.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;B&gt;Peygamberimiz'den (sallallahu aleyhi ve sellem) ornek olaylar!..&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;1- Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) cok mutevazi idi. Misafirlerine bizzat kendisi hizmet eder, ikramda bulunurdu. Bir gun colden biri gelip, &quot;Kim bu insanlarin buyugu?&quot; diye sordu.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;O sirada misafirlerine kâselerle sut dagitma hizmetinde bulunan Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) adama, &quot;Bu insanlarin buyugu bunlara hizmet edendir!&quot; buyurdu. Bu sozuyle hem buyuklerin insanlara hizmet edecegini ifade etmis, hem de aradigi kimsenin kendisi olduguna isarette bulunmustu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir yolculuk donusunde herkes hurmalikta istirahate cekilmis dinlenirken bazilari onlara yemek hazirlamak uzere harekete gecmislerdi. Biri 'Ben yemek yapayim.', biri 'Ben su getireyim.', derken biri de 'Ben de ates yakayim.', deyince Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de, 'Oyle ise ben de odun toplayayim.' buyurdu. Biz butun isleri yapariz, siz istirahetinize bakin deyince de verdigi karsilik soyle oldu:</description>
            <pubDate>Fri, 04 Apr 2008 14:08:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bozuk Simit Paraları İle CENNET'i Satın Almak</title>
            <link>http://zozbay.blogcu.com/bozuk-simit-paralari-ile-cennet-i-satin-almak_12567001.html</link>
            <guid>http://zozbay.blogcu.com/bozuk-simit-paralari-ile-cennet-i-satin-almak_12567001.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bozuk Simit Paraları İle CENNET'i Satın Almak&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Gunun son dersinin sonuna gelinmisti. Ogrenciler cikmak icin sabirsizlaniyordu. Defter ve kitaplarini cantalarina koydular. Zil calar calmaz, disari cikmak icin hazirdilar. Yalniz, Ali hazirlanmamisti.Gecikmek icin de elinden geleni yapiyordu.Nihayet zil caldi. Ogrenciler bir anda kapiya yoneldi. Ali, yerinden kalkmadi. Agir agir esyasini topladi. Bir yandan goz ucuyla ogretmenine bakiyor, bir yandan da arkadaslarinin gitmesini bekliyordu.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ogretmeni, onun bu hâlini fark etti:&lt;BR&gt;- Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Ali, son arkadasinin da ciktigini gorunce cevap verdi:&lt;BR&gt;- Sizinle konusmak istiyordum ogretmenim.&lt;BR&gt;- Peki, dedi ogretmeni. Ne soyleyeceksin bakalim?&lt;BR&gt;- Ahmet arkadasimiz var ya&amp;#8230;&lt;BR&gt;- Evet, ne olmus Ahmet&amp;#8217;e?&lt;BR&gt;- Durumlari pek iyi degil galiba. Annesi, beslenme cantasina pekiyi seyler koymuyor.&lt;BR&gt;- Ee?&lt;BR&gt;- Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettigimi bilirse uzulur. Gunde bir simit parasi biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Cebinden bir avuc bozuk para cikarip ogretmenin masasinin uzerine koydu. Nurhan Ogretmen, paraya dokunmadi. Sandalyesine oturup dusundu.Ali hakkindaki bilgilerini yokladi. Bildigi kadariyla ailesinin durumu pekiyi degildi. Bu caliskan ve sevimli ogrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve dusunceliydi. Zengin bir ailenin cocugu degildi. Buna ragmen yardim etmek istiyordu. Ustelik yardim ettiginin bilinmesini istemiyordu.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;Nurhan Ogretmen:&lt;BR&gt;- Dur bakalim Ali, dedi. Bildigim kadariyla sizin de maddî durumunuz pekiyi degil. Yanlis mi biliyor.. ( &lt;a href=&quot;http://zozbay.blogcu.com/bozuk-simit-paralari-ile-cennet-i-satin-almak_12567001.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 03 Apr 2008 15:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://zozbay.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>