Edebiyat Evreni-Seçme Yazılar

29/4/2008 - AYNALAR DÜKKANI

Kategori: YAZILAR

AYNA

 

Adamın biri, ilk defa gittiği şehrin tarihi çarşısına uğradığında, bir dükkana girerek;

 - Hatıra eşya almak istiyorum, demiş.Ne tavsiye edersiniz?

 

Dükkan sahibi yaşlı zat, adamı tepeden tırnağa süzüp:

 - Buranın en meşhur malı, aynalardır evladım, demiş. Ama onları almaya güç ister.

 

Adam, hiç düşünmeden:

- Ben, yaşadığım şehrin en zengin insanıyım, diye atılmış. Benim için para önemli değil.

 

İhtiyar, dudak büküp:

- İnşallah gücün yeter, demiş. Çünkü padişahlar bile alamadı onları.

 

Adam, ses tonunu iyice yükselterek:

- Benim elde edemeyeceğim şey yoktur!.. diye direnmiş. Fiyatları ne kadar?

 

İhtiyar adam:

- Seçeceğin aynaya bağlı, diye gülümsemiş. Günümüze ait aynaları normal fiyata alabilirsin. Fakat eski aynalar pahalıdır. Hele hele antikalara gücün yetmez. Ama geleceğin aynası bedavadır, fakat onu görsen pek beğenmezsin.

 

Adam, bu sözleri pek anlamamış. Ama merakından çatlayacak gibiymiş. Aynaları bir an önce görmek istediğinden, yaşlı adamın koluna girip, dükkanın arka bölümüne geçmiş.

 

Yaşlı adam, elindeki baston ile işaret ederek:

- Sana ilk önce günümüze ait aynayı göstereyim, demiş.Çerçevesi gümüştendir. Fiyatıysa sadece üç altındır.

 

Adam, duvarda asılı duran kristal aynayı kısa bir süre incelemiş. Ve ona bakarak saçlarını düzelttikten sonra:

- Bunun bir özelliğini görmedim, demiş. Evimde de bundan üç dört tane var.

 

Yaşlı adam, seke seke ilerleyerek:

- O halde bu aynaya bak!.. demiş. Çeyrek asır öncesine aittir. Çerçevesi bakırdandır. Fiyatı ise yüz kese altındır.

 

Adam:

- Herhalde şaka yapıyorsunuz, diye gülümsemiş.Böyle basit bir ayna, on altın bile etmez.

 

İhtiyar adam:

- Ben sana söylemiştim!.. diye kızmış. İsterseniz vazgeçin.

 

Adam, iş olsun diye aynaya baktığında, bağırmamak için kendini zor zaptetmiş. Gözlerini ovuşturarak baktığı aynadaki görüntü, onun yirmibeş yıl önceki haline aitmiş. Ne başının büyük bölümünü saran beyaz saçlar varmış bu görüntüde, ne de yüzünü kırış kırış eden derin çizgiler.

 

Adamın aynaya takılan gözleri, biraz sonra fal taşı gibi açılmış. Çünkü aynadaki gençlik görüntüsünün hemen arkasından, sevdikleri geçiyormuş birer birer.

 

Büyük bir dehşet içinde:

- Aman Allah'ım!.. diye bağırmış.Bu geçen, kız kardeşim değil miydi? Hem de henüz kanser olmadan önce.

 

Daha sonra, en sevdiği teyzesi ve dayısı da geçmişler, adamın görüntüsü ardından. Her ikisi de, çeyrek asır önceki halleriyle.

 

Adam, dayanamayıp başını çevirmiş aynadan. İhtiyar, ona sokulup:

- Bu işten vazgeç!. demiş.Zaten bir çok insan da öyle yaptı.

 

- Hayır!. diye itiraz etmiş adam. Kardeşimi özlemiştim, dayımla teyzemi de.

 

- Peki!. demiş ihtiyar. Şu gördüğün bir antika aynadır. Çerçevesi ahşaptır. Değeriyse bin kese altın eder.

 

Adam, oraya doğru ilerlerken, korkusundan vazgeçmiş. Ama merakını yenemeyip aynaya baktığında, küçük bir çocuk gibi çığlık atmış. Yedi sekiz yaşlarında bir çocuk duruyormuş karşısında. Soluk yüzlü, incecik, dişleri dökük ve saçları dağınık bir çocuk.

- Aman Allah'ım!.. diye bağırmış. Bu benim çocukluğum. Cebimdeki sapan bile duruyor.

 

Adam, biraz sonra sendeleyerek duvara tutunmak zorunda kalmış. Bu sefer, 30-35 yaşlarındaki halleriyle annesi ve babası geçiyormuş geriden. Daha sonra da, nur yüzlü dedesi. Annesi, her gün defalarca yaptığı gibi, öpüvermiş onu yanağından. Babası ise, er zamanki şakacılığıyla, ensesine bir şaplak atmış yavrusunun.

Adam, kaçarcasına uzaklaşmış oradan. İhtiyarın yanına yığılmış ağlayarak.

 

Yaşlı adam:

- Gerçek aynalar böyledir evladım!.. demiş. Bu yüzden de ulaşılmaz onlara.

 

Adam, biraz olsun kendine geldiğinde, dükkandan atmak istemiş kendini. Fakat tam çıkacakken:

- Bedava aynalardan söz etmiştiniz, demiş. Onu da merak ettim.

 

İhtiyar adam:

- Ona hiç bakma evlat!. diye atılmış. Bu gün çok fazla yoruldun, kalbin dayanmaz.

 

- Mutlaka bakmalıyım!. diye ısrar etmiş adam. Gördüğüm şeylere artık alıştım.

 

Yaşlı adam, çaresiz kabul etmiş ve duvarlara asılanlardan farklı olarak, dükkanın döşemesi üzerine indirilen bir aynayı gösterip:

- İşte bu da geleceğin aynası!. demiş. Çerçevesi altından olup bedavadır. Ama onu hiç kimse almadı.

 

Adam:

- Geleceğin aynası ha!. demiş.Üstelik de altından ve bedava...

 

İhtiyar, hiç sesini çıkartmamış. Adam ise, emin adımlarla aynaya doğru ilerlemiş ve bakmak için yere eğildiğinde oracığa yığılıp kalıvermiş.

 

Yaşlı adam:

Geleceğin aynasında ne göreceğini tahmin etmen ve ona göre hazırlıklı olman gerekirdi evladım, demiş. Senin de gücün yetmedi demek ki...

 

İhtiyar adam, müşterisinin cansız vücudunu kucaklarken, onun aynadaki görüntüsüne bakmış.

 

Kuru bir iskelet görünüyormuş...

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/4/2008 - HEDİYE

Kategori: YAZILAR

           Adam, 3 yaşındaki kızını, pahalı bir hediyelik kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı, bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı...

 

            Bayram sabahı küçük kız paketi getirip "Bu senin babacığım" dediğinde üzüldü, acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına...Bir gece önce yaptığından utandı...

 

             Ne var ki paketi açınca yeniden öfkelendi. Kutunun içi boştu. Kızına gene bağırdı:

             - Birisine bir hediye veridğinde içinde bir şey olması lazım, bunu da mı bilmiyorsun?!

Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı:

 

             - O kutu boş değil ki baba, dedi. "İçini öpücüklerimle doldurmuştum"

 

             Adam, öyle fena oldu ki... Koştu...Kızına sarıldı... eraberce ağladılar...Adam,o kutuyu ömrünün sonuna kadar yatağının başucunda sakladı. Ne zaman keyfi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse, kutuya koşar, içinden minik kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerden birini çıkarırdı.

(Takvim Yaprağından)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/4/2008 - KOCALARA NASİHATLER

Kategori: YAZILAR

KOCALARA NASİHATLER

 

1- Eşinize hakaret etmeyiniz. Gördüğünüz kusurları tatlı sözle söyleyiniz.

 

2- Ev işlerine karışmayınız. Ev, hanımların dünyasıdır.

 

3- Evinize asık suratla girmeyiniz. Yoksa ne ekerseniz, onu biçersiniz.

 

4- Hanımınıza ilk gösterdiğiniz sevgi ve ilgiyi devam ettiriniz.

 

5- Arada bir de olsa, eşinize hediye getiriniz.

 

6- İnatçı olmayınız. İsteklerinizi zorla yaptırmaya kalkmayınız.

 

7- Nasıl olsa evlendim diye giyinişinizi ihmal etmeyiniz.

 

8- Karınıza ve çocuklarınıza karşı insafsız davranmayınız. Ev halkı arasında taraf tutmayınız.

 

9- Kendi yakınlarınıza gösterdiğiniz ilgiliiy eşinizin yakınlarına da gösteriniz.

 

(Takvim Yaprağından)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/5/2007 - GEÇMİŞTEN BUGÜNÜMÜZÜ ANLATAN HADİS-İ ŞERİF

Kategori: YAZILAR

Sevgili Peygamberimiz (S.A.V) :

" Beş kötülük meydana geldiğinde haliniz nice olur, bu kötülüklerin sizde olmaması veya sizin o kötülüklere yetişmenizden Allah'a sığınırım" buyurduktan sonra kötülükleri şöyle sıralıyor.

    - Bir millette fuhuş yaygınlaşırsa ve açıktan yapılırsa, onlarda veba hastalığı ve geçmiş milletlerde olmayan hastalıklar meydana gelir.

     - Bir millet, zekatı vermeyecek olursa, gökten yağmurlar kesilir. Hayvanları olmasa hiç yağmur yapmaz.

     - Bir millet, ölçüyü ve tartıyı eksik yapacak olsa, kıtlıkla, geçim zorluğu ile hükümdarın zulüm ve haksızlığı ile cezalandırılırlar.

      - Amirleri, Allah'ın indirdiklerinden başka bir şeyle hükmedecek olurlarsa, Allah-ü Teala düşmanlarını onlara musallat eder de, elleirndekilerden bir kısmını onlardan alırlar.

      - Bir millet, Allah'ın kitabını ve Peygamberin sünnetini ihmal ederse birbirlerine girerler, birbirleri ile uğraşırlar.

 

         Sevgili Peygamberimiz daha o günden sanki bizim bugünümüzü işaret etmiş.  İşte, AİDS, KURAKLIK, SUSUZLUK, GEÇİM ZORLUĞU, İÇ VE DIŞ DÜŞMANLARIN TASALLUDU ve SAĞ SOL, LAİK MÜSLÜMAN KAMPLAŞMALARI VE KAVGALARI..

           Demek ki, suç kimse de değil, sadece bizde... Bu hadisteki uyarıları dikkate alsak ve kaçınılması gerekli şeylerden ateşten kaçar gibi kaçsak, başımız hiç belaya girmeyecek. Ne diyelim Allah akıl, fikir versin hepimize...Amin!

 

      SMMM Zeki ÖZBAY

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/11/2006 - HACC'A GİDİYORUM, HAKKINIZ HELAL EDİNİZ!

Kategori: YAZILAR

 

Sevgili Dostlar!

 

22/11/2006 Çarşamba günü saat 19:00 itibari ile Hac yolculuğum başlıyor, Kocaeli'nden İstanbul Sabiha GÖKÇEN Hava Limanı'na gideceğiz, muhtemelen gece 02:00 sularında bineceğiz uçağa...

 

Dönüşümüz inşaallah 06.01.2007 günü olacak... 45 gün süre ile o kutsal topraklarda olacağız inşaallah.

 

Tüm dostlarımın haklarını helal etmesi dileğimle..

 

Dönüşte kaldığımız yerden devam ederiz, inşallah.

 

Sağlıcakla kalınız efendim, herkese tüm haklarım helaldir...

 

SMMM Zeki ÖZBAY

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kategoriler

Arkadaşlarım