Edebiyat Evreni-Seçme Yazılar

24/7/2006 - YAHUDİ KANI

YAHUDİ KANI
Zengin bir Arap kalp ameliyati geçirecekmis. Doktorlar, ameliyat öncesi bir tedbir olarak bir miktar kan depolamak istemisler. Ama bu Arap'in kani çok nadir bir kan imis. Bütün dünyayi arayip  taramislar ve sonunda Kudüs'te yasayan bir yahudide bu kanin oldugu anlasilmis. Yahudi kan vermeye razi olmus ve ameliyat da yapilmis. Ameliyattan sonra zengin Arap, kendisine kan veren Yahudiye tesekkürleri ile beraber müthis bir otomobil ve bir milyon dolar para yollamis. Bir kaç ay sonra Arap'in bir kere daha ameliyat olmasi icap etmis. Doktorlar yine Yahudi'yi aramislar ve Yahudi'de tekrar kan verecegini söylemis.
Arap yine ameliyat edilmis. Ancak bu defa kendisine kan veren Yahudiye bir tesekkür notu ile bir kutu Sam baklavasi yollamis. Çok daha kiymetli hediyeler ve para bekleyen Yahudi bu ise çok  bozulmus. Kan verdigi Arap zenginine bir telefon açip neden bu kadar cimri davrandigini sormus. Arap kahkahalar atarak su cevabi vermis 'Ya habibi, gözümün nuru. Artik damarlarimda Yahudi kani dolasiyor!'
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/2/2006 - BİTTİĞİMİZ ANLAR

Sizinde böyle bittiğiniz anlarınız var mı?

Arkadaşlarla yemek yiyecektik. Lokantaya gittiğimde henüz kimse yoktu.. bir süre sonra kalabalık bir grup halinde geldiler. Öpme faslında o sırada sipariş almak üzere bekleyen garsonu da öpmüştüm! Tabii kahkaha tufanı kopmuştu. İşte o an benim bittiğim andı..
***
Gece otobüsle İstanbul'dan İzmir'e gidiyordum.Yanımda oturan da benim gibi iri kıyım olunca komple vücut teması oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde, ikimiz de uyumuşken, yanımdaki yolcu  birden sıçradı. Karımdan alışık olduğum  için, "Geçti bitanem. Ben yanındayım, yok bir şey" deyiverdim! Adam gözlerini aralayıp dehşetle bana bakmıştı. İşte o an benim bittiğim andı.
***
Üniversite yıllarım. Kulak rahatsızlığımdan dolayı hastaneye gitmiştim. Doktor muayene esnasında    rahat olmam için benimle sohbete başladı. 'Ögrenci misin?' 'Evet.' 'Hangi üniversite?'  'Uludağ..'  'Ben de oradan mezun oldum.Hangi bölümde okuyorsun? ''İşletme' dedim ve bombayı patlattım:  'Siz hangi bölümden  mezun oldunuz?'  'Sence?'  İşte o an
benim bittiğim  andı.
***
Sabah ofiste telefonla konuşuyordum. Telefonu omuzumla başımın arasına sıkıştırmıştım. Elimin birinde cep telefonu, diğerinde  poğaça vardı. Cep telefonumu şarj etmek isterken şarj  aletinin ucunu birden poğaçaya soktum!Gören oldu mu diye kafam? çevirince de müdürümle göz göze geldim.
Sırıtıyordu.  İşte o an benim bittiğim andı.
***
Lise 1. sınıftaydım.  Kimya dersinde "Isınan maddeler genleşir" konusunu anlatan hocamız, 'Örneğin pirinç' deyince  atladım: 'Haklısınız hocam yaa! 2 bardak pirinci ısıtinca koca bir tencere pirinç pilavı oluyor.'  Hoca, 'Oğlum bu yemeklik pirinç değil, metal olan pirinç'
deyince bütün sınıf gülmekten    yerlere   yatmıştı.  İşte o an  benim bittiğim andı.
***
Eve gitmek üzere Bakirköy  dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp, 'Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp, 'Abi bu  Bakirköy'e gider' diye cevap verdi!
İşte o an benim bittiğim  andı.


Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/1/2006 - AYŞE TEYZE'NİN CIRT'I...

AYŞE TEYZE'NİN CIRT'I VE AKLIMA TAKILANLAR

 

Şu meşhur Ayşe Teyze'yi tanımayanınız yoktur. Hani Ace Çamaşır Suyu reklamında oynayan Ayşe Teyze...

 

Ben bu Ayşe Teyze'den işkilleniyorum arkadaş. Sanırım bu Ayşe Teyze,

SÜPERMEN gibi bir süper kahraman. Aynen onun gibi, çok uzaklardaki sesleri duyabiliyor, üzerini süper hızla değiştirip, zırt diye bir yerden başka bir yere gidiyor.

 

Baksanıza reklama... Kadının biri kendi kendine konuşuyor, havluların çarşafların çamaşır suyu nedeni ile yıprandığından bahsediyor; bunu kilmoterelerce uzaktaki Süper Ayşe Teyze duyuyor ve saliseler içinde üzerini dğeiştirip yola çıkıyor ve yine saliseler içinde şikayetçi kadının kapısına dayanıyor. Yaa bu kadın Süpermen'den bile üstün bence. Süpermen de üstünü çok çabuk değiştiriyor, ama gideceği yere uçarak ve Ayşe Teyze'den çok daha yavaş gidiyor, Ayşe Teyze sanırım uçmanın da ötesine geçti, ya ışınlanıyor, ya da Sihirli Annem'deki periler gibi sihirle gidiyor bir yerden bir yere...:)) Aşmış bu kadın abi, Süpermen'i bile sollamış çoktan...

 

Bir anda bitiveriyor problemli kadının karşısında, elini yanından hiç ayırmadığı meşhur çantasına atıyor ve ortaya mucize (!) Ace çamaşır suyu çıkıyor.

 

Burda dur, Ayşe Teyze!  Nerden geliyor bu değirmenin suyu? Kim veriyor bol bol dağıttığın Ace lerin parasını? Sponsorun kim? Yoksa çantan da mı sihirli? Kendi kendine Ace üreten süper bir çanta mı o? Bunun hesabını ver önce! Sen ev hanımısın, çalışıyor olsan bile, üstüne hiç görmediğimiz kocanın maaşı eklense bile, hiç yemeseniz içmeseniz, tüm paranızla Ace alsanız bile dönmez bu değirmenin çarkı? Sen süre kahraman olacaksın, herkesin yıpranan çarşaf ve çamaşırları için bedava Ace dağıtacaksın, sonra da ev ekonomin ayakta kalacak? Olmaz öyle şey!

 

Neyse sakin olalım artık! Benim Ayşe Teyze hakkında söyleyeceklerim bunlar, dostlar! Varsa bu konuda cevaplarınız bana yazabilirsiniz.

 

NOT: Bu yazıyı en az 10 kişiye göndermezseniz, evinizdeki çarşaflarınız, çamaşırlarınız lime lime olsa bile, Ayşe Teyze size uğrayıp Ace vermeyecek ona göre..

 

BU YAZININ YAZARI : Şahsen kendim ben Zeki ÖZBAY

18/01/2006

*Her hakkı saklıdır.*All rights reserved*Alle Rechte vorbehalten*Külli hukukihi mahfuuzun (Arapça klavyem olmadığından latin harfleirni kullandım, Arapçasını yazarken.:))*Fransızca'sını bilen varsa buraya eklesin.) :))

 

 

Sağlıcakla kalın!

 

 

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/9/2005 - BİR ASKERİN MEKTUPLARI

ASKER MEKTUBU

 

      Sevgili Hakkuş,

      Mektubunu aldım. gelmesi ne denli sevindiriciyse de Okuduklarım o denli üzücüydü... Demek askere gittiğinden beri çavuşun size özellikle de sana yapmadığı kalmamış."suçum olsa yanmam" diyorsun.sana
inanıyorum dostum. olur olmaz seni dövdüğüne göre, yazdığın gibi o herif asker ocağına yakışmayan sadistin teki... sen sivilken ağzına kötü söz almazdın. adamın beşiğinden mezarına kadar nesi varsa içinden sövdüğüne göre gerçekten çok sinirlenmişsin, 
ama haklısın.ben de olsam ondan nefret ederdim. Oysa
hepiniz aynı vatanın evladısınız.neden ayırım yapıp en ağır işleri sana yaptırıyor ki???.. Senin gibi aklı başında,sorumluluklarının bilincinde olan insana böyle davranmak için çok adi birisi olmalı. zaten "adinin teki" demişsin. neyse Hakkuş, vatan borcu bu... Herşeye, insanlıktan uzak olan çavuşuna bile,katlanıp
vazifeni yerine getirmelisin. sen yine elinden geldiğince iyi asker olmaya çalış.beni de mektupsuz bırakma.
Mektupları dışardan yollamakla iyi ediyordun. çavuş iti okursa bir de mektuplar için dayak yersin sonra. özlemle gözlerinden öperim.

                                                                                                                 Dostun Recai

        Ulan Recai iti,
 

        Ben sana ne zaman mektup yazdım da o Allahın belası mektubu gönderdin?? Mektuplarımızın okunduğunu bildiğin için bu adiliği yaptın di mi köpek?? Senin yüzünden gül gibi çavuşumun bana yapmadığı
kalmadı, tonla dayak... bir hafta da hapis cezası yedim.Çavuş beni bölüğün önüne çıkarıp "KARŞINIZDA ORDUMUZUN EN ŞEREFSİZ ASKERİ DURUYOR." dedi.Ne dediysem, senin nasıl adi bir yaratık,mektubunun da o eşşek şakalarından biri olduğuna inandıramadım.Bir daha mektup falan yazma...zaten ilk izne gelişimde ellerini un ufak edeceğim. Birkaç yıl eline kalem alamayacaksın.en kısa zamanda başına bir kaza gelmesini, sürüm sürüm sürünmeni  dilerim.

                                                                                                                                      Hakan

    Merhaba Hakkuş,

    Yanında olamadığım, sorunlarını ve acılarını paylaşamadığım için kahroluyorum. mektuplarını okudukça içim kan ağlıyor. manyak çavuş iyice azdı ha... Vay sadist vay... Bir de adam bilip çavuş yapmışlar. Böylelerinin eline hiç yetki vermemeli.. Sonra ne oldum delisi oluyorlar."Sivil olsam yapacağımı bilirdim"
diyorsun ama haklısın hakkuş.sinirlerine hakim ol..askerlikte üste saygısızlık olmaz.adama askerliği bitirtmezler. vallahi... Uyma o hayvana dostum.zor ama sayılı günler gelir geçer.buralar bildiğin gibi eksikliğini hep hissediyoruz. en güzel günler seninle olsun...

                                                                                                                          Kardeşin Recai

     Recai denen hayvan,
    

     Lan sana hayvan demek iltifat, hayvanlara hakaret olur, oğlum sen çıldırdın mı? Çavuş fıttırdı, adamın bir ağzıma yapmadığı kaldı. "yazmadım komutanım." diyorum yemin billah ediyorum dinlediği yok. Ah ulan eşşoğlueşşek yaktın beni... askerliğim şimdiden bir ay uzadı. her gece tuttuğum 8-5 nöbetleri, günde yalnız başıma tam teçhizat 20km koşu, iki çuval ıspanak ayıklamak imanımı  gevretiyor. Yeter artık Recai!...şakanın çıkacak suyu muyu kalmadı.Cımcılık oldu. bu gidişle biraz zor ya, izne gelirsem kendine
kaçacak delik ara. tüm kemiklerini kıracağım. allah belanı versin...

                                                                                                                                    Hakan


      Hakkuş'cuğum,

 

      Yooo, yazdıklarına inanamıyorum. bu kadarı da olmaz ama... Artık o şerefsiz çavuşun sana yaptıklatını insan yapmaz. Nedir bu eşşoğlueşşeğin sana çektirdiği? yani afedersin ama insan sokaktaki uyuz ite bile daha iyi daha merhametli davranır. Bak Hakkuş, sakın benden gerçekleri saklama, yoksa görevden mi
kaytarıyorsun? Eninde sonunda ikiniz de bu vatanın evladısınız.böyle yapması için ya kafadan sakat ya da soysuz olmalı..ne diyeyim Hakkuş? Sabredeceksin. allah sevdiği kuluna çektirirmiş. Seni de seviyor olmalı ki çavuş gibi bir namussuzu başına bela diye salmış 

 

                                                                                                                          Candostun Recai

 Recai soysuzu stop!
 Sayende askerliğim bitmeyecek stop!..
 Firar ettim stop!..
 Seni parçalamaya geliyorum stop!..

 Hakan...


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/9/2005 - BİYOLOJİ SINAVI

 

BİYOLOJİ SINAVI


      Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar  fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hocada başlarında
bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskoplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız
bacağından böceği tanımak" Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hocanın
dediği dedik.

      Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş "Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış" Tanısana hadi lan
anısana kim olduğumu"

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kategoriler

Arkadaşlarım